-
Adem Kocatürk bir güncelleme yayınladı 5 yıl 9 ay önce
İNSANI YARATICISINDAN ”KOPARMA” FAALİYETLERİ ÜZERİNE
Günümüzde Müslümanların Allah ile irtibatını, ilgi ve alakasını koparmak, fikri yapısını, İslami anlayışını yozlaştırmak ve bozmak, dini ve ahlaki yapısını ifsat etmek üzere bir takım küresel yapıların organize ettiği çok planlı, programlı bir saldırı ile karşı karşıyayız.
-Bununla ilgili Sezai Karakoç şöyle diyor: “Bu nasıl bir saldırı? Topla, tüfekle, bombayla, molotof kokteyli ve füze, nükleer silah veya gazla yapılan saldırı olmaktan önce ve öte bir ruh savaşıdır. Ruhlar arasında olan bir saldırıdır. Bu saldırıda bedenlerden, maddi vücutlardan önce ruhlar, manevi vücutlar yani varoluşlar düşer, tutsak olur, yenilgiye uğrar. Bu bir zihniyet savaşıdır. Karayla akın savaşıdır. Bu bir hayat tarzı, dünya görüşü, yeni bir medeniyet savaşıdır.”
Günümüzdeki bu tür saldırılar, ezeli bir saldırının modern versiyonudur ve kıyamete kadar da devam edecektir.
Bilindiği gibi İblis, Allah’ın emrine itaat etmeyince Allah’tan kopuş sürecine girdi. Bunun üzerine insanı da Allah’tan “kopararak” saptırmayı kendine görev edindi: ”Sonra andolsun ki önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından onlara geleceğim ve göreceksin ki onların çoğu sana şükür bile etmeyecekler. (A’raf 17)
Peygamber ve vahiy, Allah ile bağ kurmamız için vardır. Bu bağ kalktığında Allah ile olan bağ kesilir ve insanın “kopuş” süreci başlar. İşte ”Allah’tan kopma ve kopuş sürecini’’ yaşayarak tecrübe eden şeytan, bu sürecin nasıl oluştuğunu kendi durumundan bildiği için insanların da bu sürece girmesini arzulamaktadır. Bu projesini de yeryüzündeki dostları(taşeronları) ile gerçekleştirmektedir : ”Gerçekten şeytanlar dostlarına, sizinle mücadele etmeleri için telkinde bulunurlar. Eğer onlara uyarsanız şüphesiz siz de Allah’a ortak koşmuş(O’ndan kopmuş) olursunuz.(En’am 117)
İşte iblisin insanı Rabbinden koparma projesini küresel organize şeytani güçler ustaca devam ettirmektedir.
Bu bağlamda özellikle deizm ve sekülerizm gibi bir takım moda felsefi akımlar ile insanları, Allah’ın din, peygamber ve vahiy göndermediğine inandırıp “Hududullahı” olmayan, sınır tayin etmeyen bir Allah inancına doğru sürüklemektedirler.
Çünkü hududu olan, sınır tayin eden Allah onların işlerine gelmiyor, çıkarlarına engel oluyor.
Halbuki hududu olmayan Allah inancı, insanı hayvanlaşmaya doğru sürükler, götürür. Hedonizm(zevk perestlik)denilen de işte budur zaten.(Güldağı M, kuşatma)
-Bu şeytani yapılar bu projeyi gereçekleştirmek için önce İslam’ın beşer olarak biricik modeli Efendimiz(a.s) ve onun sünneti üzerinde şüphe ve tereddütler oluşturmak suretiyle ”sünneti devre dışı bırakma” ile başaladılar. Daha sonra O’nun rehberliğinden bağımsız, keyfi, indi, zanni Kur’an meali ve yorumu modası ile devam ettiler ve en sonunda da Kur’an üzerinde şüpheler, tereddütler oluşturmak suretiyle nihai kopuş ve sürüklemeleri gerçekleştirmeye geldiler. Bu maksatla bu tür düşüncelerin, yorumların sosyal medya üzerinden afişe edip tüm kitlelere yayılmasını sağlamak suretiyle zihinlerde şüpheler oluşturma çalışmalarına başladılar.
Bununla amaçlanan, peygamber, kitap, vahiy göndermeyen, kurallar koymayan, hayata karışmayan tanrı inancına doğru toplumu sürüklemek ve istediği gibi yönetmek.
Ancak bu mücadelede kazanan “Hak” olacaktır. Bu mücadelede Yüce Rabbimiz bizden sadece sağlam bir duruş, derin ve köklü bir bilgi, birikim, ilim ve güçlü bir irade istiyor. Gerisi ‘’bana ait’’ sözünü veriyor:
“Ey iman edenler! Siz kendinize bakın. Sizler doğru yolda iseniz, yoldan çıkanlar size zarar veremez. Hepiniz Allah’a döneceksiniz. O sizin yaptıklarınızı size haber verecektir.” (Maide 105). C.S