-

2015’te nikâh masasına oturan ve Ali adında bir çocukları bulunan Ceyda Düvenci ile Bülent Şakrak’ın evliliklerinde sorun yaşadığı ileri sürülmüştü. Düvenci ile Şakrak’ın bir süredir çift terapistine gittiği ancak aralarındaki problemleri çözemediği iddiaları ortaya atıldı.
-
Dedikoduların ardından Ceyda Düvenci, sessizliğini bozdu ve sosyal medya hesabından yayımladığı bir video ile ayrılık iddialarını kesin bir dille yalanladı.
-

“ARTIK SESSİZ KALMAMAK GEREKTİĞİNİ FARK ETTİM”
Ceyda Düvenci, “Artık sessiz kalmamak gerektiğini fark ettim. Bugün yine saçma sapan haberler çıkmış… O kadar zor zamanlardan geçiyoruz ki, böyle şeylere cevap vermemek gerektiğini düşünen bir taraftaydım. Yaşadığımız hayat belli, ne olduğumuz belli, ne yaptığımız belli ama bakıyorum bunun sonu gelmiyor. Hemen minicik bir açıklama yapmak istiyorum. Biz gayet mutlu bir çiftiz. Hiçbir sorun yok. Hani düşündüğünüz gibi durumlar söz konusu bile değil. Ağzıma bile almak istemediğim durumlar” dedi.
-

“6 AYDIR YOĞUN BİR PROJEDE OLDUĞU İÇİN BİRBİRİMİZİ ÇOK GÖREMİYORUZ”
Bülent Şakrak’ın iş için 6 aydır Selimiye’de olduğunu ve çok sık görüşemediklerini söyleyen Ceyda Düvenci, “Tabii ki evliliğin içinde anlaşamadığımız günler olur, anlaştıkça daha da güçlenirsiniz ama şöyle durum var. Bülent Selimiye’de 6 aydır dizi çekiyor. Haftada bir gün zar zor geliyor, çok yorgun oluyor… Çok yoğun bir projenin içinde 6 aydır ve o yüzden bizi çok göremiyorsunuz birlikte açıkçası ama aslında gören de görüyor” ifadelerini kullandı.
-

“MUTSUZLUK HİKÂYELERİ YAZMAYALIM”
Paylaştığı ‘Misafirhane’ şiirini çok sevdiği için yayınladığını ifade eden Ceyda Düvenci, sözlerine şöyle devam etti: ‘Misafirhane’ şiiri benim en sevdiğim şiir… Gerçekten hayatımın şiiri… Tamamen duygularla alakalı bir şey artık. Başta gülüyorduk ‘Ne gerek var bunlara cevap vermenin, bir sürü sıkıntı stresi var’ deyip… Bugün de bunu kendi kendime yapıyorum. Bülent gece sabaha kadar çalıştı ve şu an uyuyor Selimiye’de… Ben duramadım bunu söylemek istedim. Mutluluklarla mutlu olalım ne olursunuz? Mutsuzluk hikâyeleri yazmayalım.