Paylaş

Ankara Haberleri

Erdoğan: Rusya’yla sıkıntımız yok. Batı’nın yaptırımları bizi bağlamaz

Erdoğan: Rusya’yla sıkıntımız yok. Batı’nın yaptırımları bizi bağlamaz

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Rusya’yla ilişkilerimizde sıkıntı yaşamıyoruz ve Batı gibi bir yaptırım uygulamaya katiyen gitmeyiz. Batı’nın yaptırımları bizi bağlamaz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan önemli açıklamalar:

“Rusya’yla ilişkilerimizde sıkıntı yaşamıyoruz ve Batı gibi bir yaptırım uygulamaya katiyen gitmeyiz. Batı’nın yaptırımları bizi bağlamaz.”

“(İsveç) Terör örgütlerinin Stockholm caddelerindeki uzantılarına müsaade ettiği sürece NATO üyeliğine olumlu bakmayız”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gelecek hafta yapılacak seçimlerde halkın güçlü Türk demokrasisini sergileyeceğine inandığını belirtti. İlk turda yüzde 90’a varan bir seçmen katılımının olduğunu vurgulayarak, bu katılımın dünyada eşi benzeri olmadığını ifade etti. Erdoğan, seçimlerden milletin kendilerini yanıltmayacağı umudunu taşıdığını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CNN International sunucusu Becky Anderson’ın sorularını yanıtlarken, seçim sürecinden dış politikaya kadar çeşitli konuları değerlendirdi.

Erdoğan, yeniden seçilmesi durumunda ekonomi politikasında bir değişiklik olup olmayacağı sorusuna cevap vererek, dünya ile kıyaslandığında Türkiye’nin farklı bir yol izlediğini belirtti. Faiz ile enflasyon arasında doğru orantı olduğu tezini savunan Erdoğan, faizleri ne kadar düşürürlerse enflasyonun da o kadar düşeceğini söyledi. Faizin sebep olduğunu, enflasyonun ise sonuç olduğunu ifade eden Erdoğan, bu tezi başbakanlık döneminde uyguladığını ve faizlerin düşmesiyle enflasyonun da ciddi anlamda azaldığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, faizlerin düşmesiyle enflasyonun da gerilediğini vurgulayarak, şu anda faizlerin yüzde 8,5 seviyesinde olduğunu ve enflasyonun da düşmeye devam edeceğini söyledi. Enflasyonun faizlerle birlikte düşerek halkın daha rahat bir duruma geleceğini ifade eden Erdoğan, bunun gerçekçi bir yaklaşım olduğunu ve ekonomist olarak konuştuğunu belirtti. ABD ve Avrupa’da faiz artışının enflasyonu yükselttiğini örnek veren Erdoğan, Türkiye’nin tam tersini yaparak başarı elde edeceğini ve seçimlerden sonra bunun sonuçlarının görüleceğini söyledi. Rusya’nın da faizi düşürerek enflasyonda başarı elde etmeye çalıştığını belirten Erdoğan, Türkiye’nin de bu konuda başarılı olacağını ifade etti.

Kısa vadede enflasyonun Türk ekonomisine etkisine ilişkin bir soruya cevap veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu sorunu aştığını söyledi. Türkiye’nin güçlü bir konumda olduğunu ve satın alma gücü açısından ilk 10 ülkeyi zorladığını belirten Erdoğan, “Türkiye’de kişi başı milli gelir 3600 dolardı ama şu anda 10.650 dolara yükseldi. Bu da bir şeyi gösteriyor. Demek ki vatandaşın kişi başı milli geliri buraya geldiğine göre önümüzdeki dönemde biz bu rakamı kesinlikle 15.000’in üzerine çıkaracağız ve çok daha güçlü bir konuma yürüyeceğiz.” dedi.

“Önümüzdeki pazar yapılacak seçimlerde de ben inanıyorum ki halkım güçlü Türk demokrasisini gösterecek”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gazetecilerin sorularını yanıtlarken, geçmiş seçimlerde elde ettikleri büyük zaferlere atıfta bulundu. Türkiye’nin tarihinde ilk kez bir seçimin ikinci tura kaldığını belirterek, şimdiye kadar 15 seçimde büyük galibiyetler elde ettiklerini hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçmeleriyle Türk demokrasisinde yeni bir deneyim yaşandığını vurguladı. Önümüzdeki seçimlerde halkın güçlü Türk demokrasisini göstereceğine inandığını ve güçlü bir seçmen katılımının olduğunu belirtti. Kendisini yanıltmayacaklarına olan umudunu dile getirdi.

Bir gazetecinin ikinci turda destek alıp almayacağı ve destek karşılığında bir teklifte bulunup bulunmayacağı sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, pazarlıkları sevmediğini ve bu tür bir pazarlığa hiç girmeyeceğini ifade etti. Seçimin bitmiş olduğunu ve sonucun halk tarafından belirleneceğini söyledi. Halkın tercihini belirlerken, 21 yıldır Türkiye’ye hizmet edenlerin başarısını göz önünde bulunduracağına inandığını dile getirdi. Erdoğan, kendisinin referansının eser ve hizmetler olduğunu belirtirken, diğer adayın referansının ne olduğunu ve ülkeye hangi hizmetleri sunduğunu vatandaşların sorgulayacağını ifade etti. Vatandaşın istikrar ve güven temelli tercih yapacağını vurguladı.

Sinan Oğan soruldu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gazetecinin Sinan Oğan’ın ikinci tura kalmadığı ve ona oy verenlerin ikinci turda farklı tercihler yapabileceği yönündeki sorusuna cevap verdi. Oğan’ın seçimde yer almadığını ve şu anda sadece Kılıçdaroğlu ve kendisinin aday olduğunu belirtti.

Medya mensupları ve siyasi muhaliflerin iddia edildiği gibi hapishanelerde tutulduğu eleştirilerine yönelik olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de düşüncelerinden dolayı kimse cezaevinde olmadığını vurguladı. Kendisinin de şiir okuduğu için cezaevinde kaldığını ifade ederek, fikirlerden dolayı kimseye ceza verilmediğini ve vermeyeceğini iddia etti.

Muhalefetin sürekli olarak “mültecileri Suriye’ye göndereceğiz” şeklinde beyanlarda bulunduğunu belirten Erdoğan, bu görüşe katılmadığını söyledi. Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarının Suriye’nin kuzeyinde ciddi konut projeleri gerçekleştirdiğini ve bunun nedenini mültecilerin kendi topraklarına dönmesini sağlamak olduğunu belirtti. Türkiye’nin Suriye’de mültecilerin kendi ülkelerine dönebilmesi için konut inşaatıyla ilgili projeler hazırladığını ifade etti. Bu projelerle birlikte yaklaşık 1 milyon mültecinin kendi ülkelerine dönebileceğini hatta daha fazlasının dönme olasılığının bulunduğunu söyledi.

Gazetecilerin “Yeniden seçilirseniz, en azından 1 milyon gönüllü mültecinin belirli bir dönemde dönebileceğini mi söylüyorsunuz?” sorusuna ise Erdoğan, daha fazla sayıda mültecinin dönebileceğini belirtti. Türkiye’nin altyapı yatırımlarının bu durumu destekleyecek düzeyde olduğunu ve projeyi bu yönde yönlendirdiklerini ifade etti. İnsanların kendi ülkelerine dönmek isteyeceğini ve bu projelerin bunu destekleyeceğini söyledi.

Erdoğan, “Tüm Suriyelileri ülkelerine göndereceğim” gibi bir politikanın Türkiye’de başarılı olmayacağını belirterek, bu insanların içinde nitelikli insanlar olduğunu, doktorlar, mühendisler, hukukçular ve hemşireler gibi meslek gruplarının bulunduğunu dile getirdi. İnsan odaklı bir yaşam ve yönetim biçiminin kabullenilmesi gerektiğini kaydeden Erdoğan, “Aynı durum sizin başınıza da gelebilir. Geldiği zaman ne yaparsın diye sorarlar. Bunun için de Batı’ya bak, Amerika’ya bak, bu insanlar nasıl dünyadan, değişik yerlerden bu tür mültecileri almışlar, bunlara bakacağız. Bir dünya ülkesiysek, bir dünya devletiysek bu konuda hassasiyeti de çok iyi gütmeliyiz.” şeklinde konuştu.

Beşar Esed sorusu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gazetecinin “Beşar Esed ile ilişkinin toparlanması söz konusu mu?” sorusunu yanıtladı. Erdoğan, konuyla ilgili daha önce yaptığı açıklamalara atıfta bulundu. Esed ailesiyle yakın ilişkilerinin olduğunu ve ailecek görüştüklerini ifade etti. Ancak sonraki gelişmelerle bu yakın ilişkilerin kopma noktasına geldiğini ve bu durumun kendilerini üzdüğünü belirtti. Son dönemde Sayın Putin’le olan dostluğu sebebiyle bu ilişkileri yeniden kurabileceklerini ifade ettiklerini söyledi. Önemli olanın özellikle Suriye’nin kuzeyindeki terörle mücadelede dayanışma içinde olmaları gerektiğini vurguladı. Eğer bu başarılırsa, barışma konusunda herhangi bir engel görmediklerini ifade etti.

Sunucunun Esed’in birkaç ay önce “Türkiye askerini Suriye’nin kuzeyinden çekerse kendisiyle görüşürüm” şeklindeki sözlerini hatırlatması üzerine Erdoğan, Türkiye ile Suriye arasında 900 kilometrelik bir sınır olduğunu ve bu sınırdan sürekli olarak ülkelerine terör tehdidi geldiğini belirtti. Türk askerinin bu bölgede bulunmasının tek sebebinin terörle mücadele olduğunu söyledi.

Sunucunun “Yani Türk askerini oradan çekmeyeceksiniz” demesi üzerine Erdoğan, şu anda böyle bir düşüncelerinin olmadığını çünkü terör tehdidinin devam ettiğini ifade etti.

Biden’ın Erdoğan’ı devirme planı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Joe Biden’ın sizi devirmek için talimat verdiği konusuna ne diyorsunuz?” sorusuna şu şekilde cevap verdi: “Sayın Biden’ın seçilmeden önce böyle bir açıklaması maalesef televizyon kayıtlarına düşmüştür. Televizyon kayıtlarında da biz bu açıklamayı dinledik. Üzüldük. Daha sonra kendisiyle uluslararası bir toplantıda bunu görüştük. ‘Sizden böyle bir şey beklemezdim, bu bizi üzdü’ dedim.”

Ayrıca, “Biden’ın seçim kampanyasında kendisine otokrat dediği için onu kınadığının” hatırlatılması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birinci tur değil, ikinci tura çıkan bir insandan diktatör olur mu? Şimdi gerçek de bu. Cumhur İttifakı 322 milletvekiliyle parlamentoya girecek ve bunun başındaki insan da ikinci tura birinci olarak çıkacak. Bu nasıl bir diktatörlük? Buyrun şimdi biz ikinci tura gideceğiz.” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, “Yeniden seçilirseniz Biden yönetimiyle çalışır mısınız?” sorusuna da şu yanıtı verdi: “Onda hiç şüphe yok. Sayın Biden’la da çalışırım. Eğer Biden değişirse onun yerine gelecek olan kim olursa olsun onunla da çalışırım.”

Türkiye, Rusya’ya yaptırım uygulayacak mı?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Washington, Türkiye’den Rusya’ya karşı daha sert durmasını istiyor. Amerika’nın, Rusya’ya uyguladığı müeyyidelere siz de uyacak mısınız?” sorusuna şu şekilde yanıtladı: “Bir defa biz şu anda Rusya’yla ilişkilerimizde herhangi bir sıkıntı yaşamıyoruz ve Batı gibi bir yaptırım uygulamaya katiyen gitmeyiz. Batı’nın yaptırımları bizi bağlamaz. Biz Türkiye olarak güçlü bir devletiz. Rusya’yla ilişkilerimizde de şu anda dış ticaret hacmi itibarıyla çok çok ideal bir konumdayız. Şu anda turizm rakamlarına baktığımızda Rusya birinci konumda. Ama bu son gelişmelerde, ana muhalefetin yaptığı açıklamalar sebebiyle birçok turistin farklı ülkelere kayma durumu oldu. Yani ben Rusya’dan veya Ukrayna’dan gelecek turisti elimden kaçırma gibi bir yanlışa düşen lider olmam.”

Ayrıca, “Batı’nın Ukrayna ihtilafı konusunda Rusya’ya karşı tavrına katılmadığı ve bu konuda Batı’nın daha çok provokasyona dayalı bir politika izlediği” yönündeki sözleri hatırlatılarak “Ukrayna’ya büyük kapsamlı askeri ve finansal yardımın gönderilmesi bir provokasyon anlamına mı gelir? Batı burada yanlış mı yapıyor?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Şu anda Batı bu noktada dengeli bir yaklaşım sergilememiştir. Yani Rusya gibi bir ülkeye dengeli bir yaklaşım çok daha isabetli olabilirdi. Yani ben Sayın (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin’le bu münasebetlerimi nasıl geliştiriyorsam veya yapıyorsam aynı durumu Batı da yapmalıydı. Çünkü dünyada birbirimize ihtiyacımız var. Yani ben Batı’nın her ülkesiyle nasıl görüşüyorsam, bu noktada Sayın Putin’le de o şekilde görüşüyorum. Aynı şekilde mesela şu Karadeniz Tahıl Koridoru’nda biz, sadece Batı’nın değil Afrika ülkelerinin de ihtiyacını karşılar duruma geldik. Bakın şu anda tahıl sürecini 18 Mayıs’tan itibaren iki ay daha uzattık. Nasıl oldu bu iş? Sayın Putin’le olan bu özel münasebetlerimiz sayesinde oldu.”

Sunucunun, “Tahıl koridoru gerçekten çok önemli bir karar oldu. Burada aracılık yapmanız da Türkiye’nin kendine özgü bir konumu olduğunu gerçekten gösteriyor. Siz ayrıca çok ince bir çizgiyi takip ettiniz. Bir taraftan Ukrayna’ya insansız hava aracı satıyorsunuz ki bunlar çok önemli savaş sahasında. Bir taraftan da Rusya’yla ilişkinizi muhafaza ettiniz.” ifadeleri üzerine Erdoğan, röportajın gerçekleştirildiği Dolmabahçe Çalışma Ofisi’ndeki salonu göstererek, “Şu anda bulunduğumuz yer, oturduğumuz yer çok önemli. İstanbul (Tahıl Koridoru) Anlaşmasını bu salonda imzaladık. Senin ve benim oturduğum yerde imza masaları kurduk, buralarda imzalar atıldı. Ve buradan dünyaya mesajı verdik. Tekrarı yine burada oldu ve buradan izlemeye devam ediyoruz.” dedi.

S400 ve F-35

Türkiye’nin, S400’leri aldığı için F-35 savaş uçakları programının dışında tutulması ile ilgili soruya ise Erdoğan, şu cevabı verdi:

“Bir defa S400 konusunda Amerika’nın yaklaşımı Sayın (eski ABD Başkanı Donald) Trump döneminde yanlış bir yaklaşımdı. Niye yanlış bir yaklaşımdı? Çünkü biz bununla ilgili olarak eğer hür, demokrat ve serbest piyasada yeri olan bir ülke isek, Amerika’dan almam gereken savunma sistemini alamıyorsam, o zaman muadili olanı bir başka ülkeden alma noktasına bizi yine Amerika sevk etti. Tabii biz bunları alamayınca ne yaptık? Bundan dolayı onun muadili olan bir başka savunma sistemini Rusya’dan aldık. Ve Rusya’dan S400’leri aldık. Tabii bu F-35’leri maalesef vermeyince bu bizi ciddi manada üzdü. Niye? Biz seninle NATO müttefikiyiz ve NATO’da en önemli ülkelerden bir tanesiyiz. Biz de bu sefer tabii dedik ki öyleyse biz de alternatiflere bakacağız. Tabii burada bir şey var. F-35’lerde Amerika bu tavrını koyunca o zaman dedik ki ‘F-16’larla ilgili atacağınız adımları atın. Hiç olmazsa F-16 ve onun parçalarını bize vermek suretiyle biz bu münasebetlerimizi aynı kararlılıkla devam ettirelim.’ O konuda bazı olumlu gelişmeler var. Temenni ediyorum ki bu olumlu gelişmeleri devam ettiririz.”

Türkiye, İsveç’in NATO üyeliğini destekleyecek mi?Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsveç’in NATO üyeliğini desteklemeye hazır olup olmadıklarına ilişkin soruya, “İsveç için şu anda hazır değiliz. İsveç, terör örgütlerinin İsveç’teki uzantılarına, Stockholm caddelerindeki uzantılarına, bu şekilde müsaade ettiği müddetçe biz İsveç’in NATO üyeliğine olumlu bakmayız. Önce bu işi halletmesi lazım. Çünkü bir NATO ülkesinin terörle mücadelede dik durması lazım. NATO’nun herhangi bir üyesine karşı teröristlerin bu şekilde boy göstermesine asla müsaade etmemesi lazım. Çünkü NATO’nun böyle de bir özelliği var.” şeklinde cevap verdi.

BAE ve Suudi Arabistan’la ilişkiler

Ayrıca, “Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ile ilişkilerinizde bir iyileşme var. Türkiye’nin Orta Doğu ve Körfez bölgesiyle ileriye doğru ilişkilerini nasıl görüyorsunuz?” sorusuna şu şekilde yanıtladı: “Beni üzen bir dönem oldu ama o dönemi artık geride bıraktık. Suudi Arabistan, Mısır, Katar, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, tüm Körfez ülkeleri bizim kardeş ülkelerimiz. Bunlarla bizim dargın, küskün olmamız doğru bir durum değil ve o durumu aştık. Ve şimdi bizim hepsiyle gidiş gelişlerimiz başladı. İnşallah seçim sonrası bunu çok daha iyi bir noktaya taşıyacağız. Körfez ülkeleriyle gerek siyasi gerek askeri gerek ekonomik, kültürel, ticari her yönden ciddi adımları inşallah atacağız.”

“2033’e kadar Türkiye’yi yönetir misiniz?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mümkün olsa 2033’e kadar bu ülkeyi yönetir misiniz?” sorusuna ise “Şu andaki yapıya göre cumhurbaşkanının iki dönem seçilme hakkı var. Birinci dönemi zaten kullandık. Şimdi bu ikinci dönem. İkinci dönemin seçimiyle birlikte bu iş zaten hayırlısıyla sona ermiş olacaktır.” şeklinde yanıt verdi.

http://www.ankaramasasi.com/haber/2082789/erdogan-rusyayla-sikintimiz-yok-batinin-yaptirimlari-bizi-baglamaz

Paylaş

Yanıtla